Genç El Cerrahları

Genç El Cerrahları 

El cerrahisi, Ortopedi ve Travmatoloji, Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi, Genel Cerrahi Anabilim Dalları, uzmanlık eğitimi sonrasında iki yıl süreyle eğitim görülen bilim ve uzmanlık dalı olarak belirlenmiştir. ÖSYM tarafından yapılan yan dal uzmanlık sınavı sonuçlarına göre mevcut el cerrahisi kadrolarına yerleştirme yapılmaktadır. El Cerrahisinin sınavla girilen bir üst ihtisas olarak kabul edilmesi sonrasında, özellikle ana dal uzmanlığının ilk yıllarındaki doktorlar tarafından el cerrahisine olan ilginin arttığı gözlenmiştir.

Genç El Cerrahlarını, üst ihtisas yaparak el cerrahisi uzmanı olmuş ve bu uzmanlık sürecinin ilk 10 yılı içerisinde olan El Cerrahları olarak düşündük. Amacımız El Cerrahisinin (kongrelerin, kursların, …) tanıtımını yaparak El Cerrahisine olan ilgiyi artırmak, el cerrahisi üst ihtisası yapmayı düşünen adaylara yardımcı olmak ve üst ihtisas sürecindeki arkadaşlarımıza kurumsal bazda destek olmaktır.

El Cerrahisinin tanıtımı için sosyal medya platformlarının aktif olarak kullanılması planlanmıştır. El Cerrahisi üst ihtisası yapmayı düşünen adaylara yardımcı olmak ve El Cerrahisini tanıtmak için derneğimiz aracılığıyla klinik ziyaretleri düzenlenecektir. Üst ihtisas sürecindeki arkadaşlarımızın istekleri doğrultusunda, bilgi ve görgülerini artırmak için yurt içi ve yurt dışındaki farklı kliniklerde rotasyonlar için destek alınacaktır.

Kongremiz esnasındaki genel kurulda yapılan etkinlikler için sunum yapılacaktır.

Dr. Egemen Ayhan

      Moderatör

El Cerrahı Olmanın Dayanılmaz Hafifliği…

Değerli El Cerrahisi Ailesi,

Bir ferdi olmaktan mutluluk duyduğum bu büyük aile meclisinde, biraz dertleşme, biraz da tecrübe paylaşma amacıyla böyle bir yazı yazma daveti için ve zorluklar içinde tek başına çırpınan genç el cerrahlarını her fırsatta dinledikleri için öncelikle Prof. Dr. Levent Yalçın hocamız olmak üzere, derneğimize minnettarlığımı belirtmeliyim. Sizler ve gelecek nesillere açtığınız bu yol olmasa bizler çok defa geri dönmüştük…

Ülkemizde el cerrahisi, dünya geneli ile karşılaştırıldığında son derece ileri bir seviyededir. Ülkemizdeki ilk replantasyonun yapıldığı 1978 yılından beri, özellikle büyük illerde başarı ile bir çok El Cerrahisi ameliyatı yapılmaktadır. Ancak bir yan dal uzmanlığı olarak El Cerrahisinin bağımsızlığını ilan etmesi yakın bir geçmişe dayanır. 2009 yılında yürürlüğe giren Tıpta Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği ile El Cerrahisi bir yan dal uzmanlığı olarak kabul edilmiştir. İlk olarak yan dal eğitimi verecek öncülerin belirlenmesi amacıyla, önceki yıllardaki yayınları ve ameliyat tecrübeleri göz önünde bulundurularak 2009 ve 2011 yıllarında Sağlık Bakanlığı tarafından, dosya incelemesi ile belirli koşulları sağlayanlara el cerrahisi uzmanlık belgesi verilmiştir. Bu planlama ile yan dal eğitim protokolleri kabul edilen merkezlerle ilk kez 2012 yılında YDUS kontenjanlarına giren el cerrahisi, halen ortopedi ana dalının ilk ve tek yan dalı olarak varlığını sürdürmektedir. El Cerrahisinin akademik gelişimi ile ilgili olarak bahsetmeden geçemeyeceğimiz bir gelişme de, geçtiğimiz yıl ilk kez yapılan El Cerrahisi yan dal doçentlik sınavı ile ülkemizin ilk El Cerrahisi Doçenti ünvanının verilmiş olmasıdır.

Dahiliye gibi diğer bölümlerde çok daha önceleri başlayan “üst ihtisaslaşma” ile ana dal kaçınılmaz biçimde büyük değişimlere uğramıştır. Böylece diğer bölümler gibi Ortopedi ve Plastik Cerrahi ana dalları içerisinde de bir paradigma kayması ile zorlu bir geçiş süreci başlamış oldu. “Yan dal ile ilgili her şeyi sadece yan dal uzmanı yapabilir” düşüncesi oluşmakta; ancak şu an ki şartların yetersizliği buna izin vermemektedir. Bu geçiş sürecinde az sayıdaki el cerrahı, yeni bir “el cerrahisi” algısı oturana kadar zorlukları göğüsleyen grup olacaktır.

Yan Dal Uzmanlık Sınavı

Bilindiği gibi El Cerrahisi yan dal uzmanlık eğitimi 2 yıl sürmektedir, Ortopedi ve Plastik Cerrahi uzmanları girebildiği Yan Dal Uzmanlık Sınavı (YDUS) ‘nda alınan puanına göre tercih edilebilmektedir. İlk yıllarda var olan Genel Cerrahi uzmanlığı sonrası El Cerrahisi uzmanı olma imkanı sonradan kaldırılmıştır.

Yan dal uzmanı için mecburi hizmet bölgeleri, genellikle ana dala göre daha iyidir. Bu sebeple mecburi hizmet sırasındaki pek çok uzman için bir yan yol sunmaktadır. Mutsuz olduğu bir mecburi hizmet yerindeki Ortopedi veya Plastik Cerrahi uzmanı, yan dal sınavını kazanarak bu dönemi sonlandırmakta ve en az 2 yıl sonra göreceli olarak daha iyi bir mecburi hizmet yerine atanma ihtimali ile yan dal uzmanlığını tercih etmekteydi. Ancak 2018 yılı sonlarında Resmi Gazetede yayımlanan 7151 sayılı kanuna göre, “tabipler yan dal asistanlık sınavına ancak devlet hizmeti yükümlülüğünün tamamlanmasına 9 aydan az bir süre var ise katılabilecek” kararı alınmıştır (1). Bu avantaj böylece yok olmuş ve pratisyen mecburi hizmeti ile ana dal mecburi hizmeti sonrası üçüncü bir mecburi hizmet yükümlülüğü zorunlu hale gelmiştir. Aynı kararın Tıp fakültesi sonrası Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) için de gelmesi ihtimali vardır.

Yan Dal Asistanlığı

Yan dal uzmanlık sınavı kazanılarak başlanan ikinci asistanlık döneminin ise, kuruma göre değişen zorlukları bulunmaktadır. İlk sorun yan dala başlayan Ortopedi yada Plastik Cerrahi uzmanının artık “uzman” olmadığıdır. Dolayısı ile artık ortopedi ve plastik cerrahi asistanları ile “eşit” haklara, benzer maaşa ve nöbet düzenine sahiptir. Eğer bir klinikte 2 yan dal asistanı varsa, uzman olmadıkları için icap nöbeti yazılamadığından, ayda 15 gün birincil asistan olarak acil nöbeti tutma zorunluluğu oluşmaktadır. Ana dal asistanı sayısı da genellikle daha fazla olduğu için, bu 15 günlük nöbet sayısı, tıp fakültesinden yeni mezun olmuş bir yeni başlayan ana dal asistanın nöbet sayısının çok üzerinde olmaktadır. Üstelik kuruma göre değişmekle birlikte ana dal asistanlarından tamamen bağımsız, yardımsız çalışmak zorunda kalınmaktadır. Bu birkaç aylık ana dal asistanının, yeni başlayan yan dal asistanından (aslında uzman olan) daha kıdemli olması şekline gelmekte ve çelişkilere sebep olmaktadır. Artık ana dal asistanları, el cerrahisi konularından sorumlu olmadıklarını düşünebilmekte, acile gelen el hastalarına alakasız bir bölümün konusu gibi yaklaşabilme cesaretini gösterebilir hale gelmektedirler. Uzmanlıktan asistanlığa geri dönen “yandalcı”ların büyük bir kısmı, bu yolda 2 yılın sonunu göremeden istifa etmektedirler. Geçtiğimiz yıllardaki YDUS sonuçlarına bakıldığında, Plastik Cerrahi kökenli yan dal asistanlarının hem YDUS sonrası kazanıp başlama oranları daha düşüktür, hem de yan dal asistanlığından istifa edenlerin sayısı daha yüksektir. Bunda olasılıkla en büyük sebep ilerde estetik girişimleri yapma imkanlarının azalacağı düşüncesi olabilir.  Tüm bu olumsuzluklara rağmen, yan dal asistanlığında kolaylaştırıcı bir gelişme 2014 yılından itibaren tez hazırlama zorunluluğunun kaldırılmış olmasıdır.

Üçüncü Mecburi Hizmet

Yan dal asistanlığı dönemini sabırla bitirebilen yan dal asistanı, uzman olarak yeniden mecburi hizmet kurasına tabi olur. Ana dal uzmanına göre görece daha iyi mecburi hizmet tercihleri açılmaktadır.  Son yıllarda mecburi hizmet kuralarında el cerrahisi için de büyük şehirler yerine doğu illerinin açıldığı görülmektedir. Yine de devlet hizmet yükümlülüğü kuralarında el cerrahisi için doğu bölgelerin büyük il merkezlerinde, mikrocerrahi yapılması daha kolay hastaneler açılmaktadır. Mecburi hizmet bir el cerrahı için en korkulan dönemdir. İlk YDUS sınavı sonrası yerleşip, istifa etmeden el cerrahisi uzmanı olabilenlerden başlamak üzere, Bakanlığımızın yaptığı tüm el cerrahisi mecburi hizmet atamaları incelenecek olursa; genellikle ardışık atamalarda bir hastanede 2 el cerrahı olacak şekilde tamamladığı görülebilir. Çalışılacak hastaneye başvurulduğunda genelde karşılaşılan ilk belirsizlik, “ayrı bir el cerrahisi kliniği olmadığı için nerede çalışacağı” sorusudur. Ortopedi ve Plastik Cerrahi Klinikleri genellikle diğer uzmanlık dalına ait bir uzman geldiğinde “çekimser” davrandığından ve el cerrahisi uzmanı da benzer şekilde düşünür. Sonuç olarak el cerrahı köken aldığı kendi ana dalı kadrosunda yan dal uzmanı kadrosunda çalışmaya başlayacaktır. Bu daha önce yan dalı olmayan bir ana dal içerisinde sorunlara sebep olmaktadır. İlk sorun yan dal uzmanının, yan dala tepkili olabilecek bir ana dal uzmanı idari sorumluluğu altında çalışmak zorunda olmasıdır. Günümüz performans sistemi işleyişinde yan dal uzmanının puan katsayısının daha yüksek olması, ana dal nöbetine dahil olmaması, hangi olgularda sorumluluk alacağının belirsiz olması klinik huzurunu bozmaktadır. Örneğin Ortopedi uzmanı plak yapacağı basit bir distal radius kırığını el cerrahına vermek istememekte, ancak olasılıkla kim tedavi ederse etsin sorun olma ihtimali olan küçük bir avülsiye olmuş kemik parça içeren çekiç parmakta ekstansiyon blok tellemeyi bilmiyorum diyerek “el cerrahisi gerekir” notu ile el cerrahına yönlendirecektir. Yan dal uzmanı artık ne Ortopedi, ne de Plastik Cerrahi klinikleri tarafından kabul edilecektir. Kendi ana dalı içerisine çalışan, ancak artık onlardan olmayan, fazla puan yapan, nöbetleri ayrı olan, kötü üvey evlat olmuştur. Üstelik parmak tam yan grafisi çekilmediği için atlanan falanks kırığı veya tırnak yatağındaki en ufak yaralanmalar, hatta eldeki izole cilt kesileri, nevüsler gibi en basit konularda bile “el cerrahisi gereklidir” cümlesi eklendikten sonra kimsenin bozamadığı bu gerekçe ile şehir dışından yollanan hastalardan sorumlu olan tek kişidir. Bir el cerrahisi uzmanı olarak kendi parmağımda olan skar izinden çok daha hafiflerini bile eski askeri hastanelerden “askerlik yapıp yapamayacağına dair kurul kararı” için tek kişilik kurul olmuştur elin cerrahı…

El’in Cerrahı

Yan dal asistanlığındaki yalnızlığı, yan dal uzmanlığında da devam eder el cerrahının… O artık “el”in cerrahıdır, kendi ana dalı için “el” olmuştur. Asistanı yoktur, sabah erkenden gelip dosya doldurup kendi pansumanını yapandır. Yanına başka bir el cerrahı atanana kadar tek kişi olduğu için belirli bir nöbet listesine dahil olmaksızın gönüllü olarak her gün ve her gece vicdani nöbetçidir. Çünkü bu 365 gün, 7/24 süren zorunlu görevde (bir hekime yasal olarak ayda en fazla 15 nöbet yazılabildiği için) ayın her gününü kapsayan 30 günlük bir nöbet listesi verememektedir (2). Tek kişi olduğundan (sağlık hizmetlerinin sürekliliği ve kesintiye uğramaması ile ilgili madde sebebiyle) 15 günü dolu, 15 günü boş bir liste de verememektedir. Ve yine aynı yönetmelik gereği aslında tek hekim olduğu için icap nöbeti dahil tutma zorunluluğu olmadığı halde arandığında maddi yada yasal bir bağlayıcılık olmaksızın, sadece vicdanı ile bu işi yapmak zorunda kalmaktadır. Üstelik uzuv kaybı gibi adli açından sorun olabilecek ve basını ilgilendirdiğinde popüler olabilecek hastalarda sağlık politikaları açısından kilit bir noktada bulunmaktadır. Bu kesintisiz görevlendirme ile tuvalete gitmek, asansöre yada metroya binmek bir obsesyona dönüşmekte, telefonu bornozun cebinde olmadan banyo yapamaz bir hale gelecektir. Üstelik izole ekstensör tendon hasarı, en ufak cilt kesisi veya basit falanks kırığı bile “el cerrahisi” gereği ile kilometrelerce uzaktan, gereğinde ambulans helikopterle onay alınmadan yönlendirilmektedir. 5. Parmak tırnak yatağı yaralanması olan hasta mikrocerrahi ihtiyacı için yönlendirilirken, aynı hastanın açık batın yaralanması hesaba katılmamaktadır. Büyük illerimizde bile bu düzenleme oturtulamamıştır. Herhangi bir yasal zorunluluğu olmadan, hamile eşini yalnız bırakıp ard arda günlerce hastanede sabahlar hale gelmiştir el cerrahı. Ana dal, yan dal konularını kendi bünyesinden çıkarttığı için, paylaşılmayan bu yoğunluk ana dal uzmanı yada yeni başlamış ana dal asistanının bile üzerinde bir tempoya sebep olur.

El Cerrahisinin Temel Sorunu

El Cerrahisi genellikle acil girişim gerektiren, replantasyonun tutmama ihtimali yada bir fleksör tendon onarımı sonrası yapışıklık gibi kötü sonuçların akla geldiği, sadece sütür ve K-telinin kullanıldığı el uğraşı olması ve uzun ameliyat süreleri ile sabır gerektiren zor bir bölüm olarak anılır hep. Bu sebeple ana dal asistanlığından itibaren genelde ilgi görmez. Plastik Cerrahi içerisinde estetik işlemler, Ortopedi içerisinde de artroplasti ve artroskopi hayranlığı devam ettikçe asistanların el cerrahisine ilgisi azalmaya devam edecektir. Bu ilgi kaybının sebebi maddi olarak diğer bölümlerin daha avantajlı olduğu düşüncesi, daha az riskli olmaları, elektif cerrahiler olması, implant kullanmanın getirdiği diğer avantajlar olarak sayılabilir. Ancak bir kez keyif almaya başlayınca, kılavuz bloklarla kemiklerin kesildiği diz protezlerinin ne kadar sıkıcı olduğu anlaşılabilir.

Anadal ve Yandal İlişkileri

El Cerrahisi yan dal olarak kabul edildiği ilk günden itibaren başlayan ve yaygınlaşan ana görüş; ana dalın günlük pratikte bu konuları kendisinden tamamen çıkartmasıdır (Şekil-1). Bu başlangıçta büyük oranda defansif tıp uygulaması gibi görülse de zamanla, herhangi bir sebeple istenmeyen hastaları başka birisine yönlendirmek için fırsat haline gelmiştir. Bu sınırlı sayıda olan el cerrahisi uzmanının yükünü arttırmakta, ana dalda ise asistanlar ve uzmanlar için eğitim ve pratik eksikliğine sebep olmaktadır. Eğer kurumda bir el cerrahisi uzmanı varsa ana dal asistanı hiç el ameliyatı görmemekte, ancak mecburi hizmete gittiğinde bu hastalarla baş başa kalmaktadır.

Şekil-1: El Cerrahisinin her iki ana daldan tamamen bağımsız olduğu görüş.

Sevk zincirinin son basamağı olan üçüncü basamak sağlık kuruluşu içerisinde, hastanın önce ana dalda değerlendirilmesi ve eğer gerçekten yan dal gerektiriyorsa yan dala yönlendirilmesi gerekmektedir. Bu Sağlık Bakanlığı’nın Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) sisteminde, eğer takip gerektiren yeşil alan hastası değilse, doğrudan yan dal randevusu alınmasının engellenmesi ile kısmen uygulanmaya çalışılmaktadır. Hastane içerisinde ana dal / yan dal sıralaması kurulmadan verimli bir düzen oluşturulması şu anki el cerrahı sayısı ile mümkün değildir. Bu sebeple yoğunluk sebebiyle örneğin sinir kesisi gibi mikrocerrahi işlemleri kolaylaştırmak için, ekstensör tendon kesisi gibi bir hasta, el cerrahı tarafından görülerek “yan dal gerektirmemektedir” denilirse ana dal sorumluluğunda olmalıdır. Şu anki sorunların büyük çoğunluğunun temelinde; en ufak el sorununu sadece el cerrahı yapmalıdır şeklinde yorumlayarak, ana dal tarafından sorumluluk alınmaması ve Şekil-1’de temsil edilen düzene yol açması yer almaktadır.

 

El Cerrahisinin Sınırı Nerede Başlar?

            Bu sorunların çözümü için hangi hastanın el cerrahisi gerektirdiğinin açıklanması istenebilir. Değişik hasta senaryoları üzerinde düşünüldüğünde El Cerrahisinin hangi hastaları kapsadığı konusunda bilimsel bir sınır çizmek mümkün değildir. Ortopedi veya Plastik Cerrahi şu noktada biter, orada yan dal gerektiren işlemler başlar denilecek bir keskin sınır belirtmek mantıklı ve pratik değildir. El Cerrahisi için temel kitap kabul edilen “Green” incelendiğinde brakial pleksus ve radyal sinir arazı olan humerus diafiz kırıklarının işlendiği görülür. Aynı zamanda Ortopedi için temel kitap kabul edilen “Campbell” içinde mikrocerrahi bölümü bulunmaktadır. Brakial pleksustan başlayarak tüm üst ekstremite travmaları, kapalı kırıklarının hepsi el cerrahisine dahil edilebilir. Ayak parmak kopmaları ve alt ekstremitedeki defekt ve damar-sinir hasarları da dahil edilince oldukça geniş bir yetkinlik alanı oluşmaktadır. Diğer cerrahi alanlara bakıldığında teknik benzerliği olan konular arasında kesişimler görülebilir. Örneğin çoğunlukla menisküs gibi artroskopik işlemlerle başlayan spor hekimliği, zamanla yaşlı hastanın omuz sorunlarının artroskopik tedavisini kapsayarak genişlemiştir. Yüzdeki nevüslerle ilgilenen bir plastik cerrah için, eldeki cilt lezyonları için teknik benzerlikten dolayı kendi alanına dahil edebilir. Ayaktaki bir defekt için, el cerrahı flep için aynı tekniği kullanabilir. Yani bölgeden ziyade, teknik benzerlik bir cerrahinin alanını belirlemede daha doğru olacaktır. Bu sebeple sınırlı sayıdaki el cerrahını verimli şekilde değerlendirebilmek için, el cerrahisini alt (endikasyonu sınırlı olsa da ) yada üst ekstremitede seviye belirtmeksizin “Ekstremitenin Mikrocerrahisi” şeklinde kabul edilebiliriz.

Şu anki TUKMOS (Tıpta Uzmanlık Kurulu Müfredat Oluşturma ve Standart Belirleme Sistemi) çekirdek eğitim müfredatlarına göre hem Ortopedi, hem de Plastik Cerrahi ana dal asistan eğitimleri içerisinde eldeki ve ayaktaki replantasyonlar (farklı sorumluluk derecelerinde olsa da) her iki ana dalda da vardır (3). Yani El Cerrahisi yan dal eğitimi almış olmasa da, sertifikalandırılan yan dal uzmanlarından olmasa da, hatta temel mikrocerrahi kursuna gitmemiş bile olsa bir ana dal uzmanı replantasyon yapabilmektedir. Hatta eğitim kliniklerinde asistan eğitimi sorumluluğu vardır.

 

Şekil-2: Yukarıdaki kümelerde ana dal ve yan dal ilişkilerinin temeli anlatılmak istenmiştir. “a” bölümü diz protezi gibi sadece ortopedi ana dalı içerisindeki konulardır. “b” bölümü yüz estetiği gibi sadece plastik cerrahi ile ilgili konulardır. “c” bölümü uylukta kemiği ilgilendiren açık yaralanma gibi hem ortopedi hem de plastik cerrahi ortak konularını içermektedir. “f” alanı basit el kırıkları ve tendon kesileri gibi konular dahil olmak üzere el cerrahisi ile ilgili çoğu konuyu içermektedir. “d” bölümü distal Radius kırıkları gibi daha çok ortopediyi ilgilendiren el cerrahisi konularını içermektedir. “e” bölümü eldeki defekler gibi daha çok plastik cerrahiyi ilgilendiren konuları temsil etmektedir. Burada en büyük tartışma olacak kısım “g” alanıdır. Şu an (yeterli el cerrahi olmadığı için) yasal olarak “şu konuyu sadece el cerrahi yapma yetkisine sahiptir” denilecek bir konu yoktur. Dolayısı ile ayaktan ele parmak nakli yada replantaston gibi işlemler bile “f” alanına dahil edilebilir. “g” alanı halen sadece teorikte vardır.

            Tıpta Uzmanlık Kurulu’nun Ocak 2019 tarihli kararı ile de tekrar vurgulandığı gibi yan dal uzmanı ana dal ile ilgili konularda yetkinliğini sürdürebilir (4). Yani Ortopedi kökenli bir el cerrahı “a” bölgesindeki diz protezini hala yapma yetkisindedir. Bir ana dal uzmanı el cerrahının yapabildiği her işlemi yapabilir, el cerrahı da köken aldığı ana dal ile ilgili her konuya halen yapma yetkisindedir. Bu durum şu anki uygulamada yan dal uzmanının ana dal kadrosundan özel hastanede çalışamaması ile çelişmektedir (5). Bu konuda devam eden davalar olmakla birlikte henüz emsal gösterilebilecek bir sonuç alınamamıştır. Tetik parmak gibi temel konularda bile “Bir el sorununu sadece el cerrahı tedavi edebilir” diyebilmek için el cerrahisi açısından ülke genelinde doygunluğa erişilmesi gerektiğinden, bu süreç daha uzun yıllar devam edecektir.

Çözüm?

El Cerrahisi hizmetlerinin, özellikle acil hastalarda, verimli işleyişi için ekip olarak en az 4 uzmanın bir arada olduğu, ekipman olarak mikrocerrahi işlemler için yeterli donanıma sahip merkezlerde, fizyoterapi desteğinin uğraşı fizyoterapisi şeklinde verilebildiği merkezlerin oluşturulması zorunludur. Nüfusa göre planlama yapılarak özellikli işlemlerin yapılabildiği merkezler kapsamında belirlenen bu kurumların sayısı artırılmalıdır. Ülkemizde ve dünyada bunun başarılabildiğini kanıtlanmış çözümler bulunmaktadır. Bu merkezlerde el cerrahisi uzmanları kendilerine ait kliniklerde, uygulanabilir nöbet listeleri ile, hiyerarşik düzen içinde ana dal ile daha sağlıklı ilişkiler kurabileceklerdir. Aksi durumda el cerrahlarının motivasyon olarak tükenmesi ve kamudan uzaklaşması engellenemez görünmektedir.

Sonuç

Keşke daha iyi koşullarda bu hizmeti verebilseydik, daha fazla bilimsellik üretip, ailemize daha fazla vakit ayırabildiğimiz, daha yüksek motivasyonla çalışabildiğimiz ortamlara sahip olsaydık. Tüm bu sorunlara rağmen hala el cerrahisini seviyorum. Her krizi bir fırsata çevirme düşüncesi ile bu zor koşulların içerisinde olumlu yönleri görmeye çalışıyorum. Mecburi hizmetim boyunca 1000’den fazla ameliyat yaparak vaka tecrübemi geliştirdim. Serbest flep, pollisizasyon veya en distal seviyedeki replantasyonların hangilerinde sınırları zorlamam gerektiğini öğrendim. Tren altından çıkan bir çocukta 4 uzuv yaralanmasında sabaha kadar tek başıma kaldığımda başımın çaresine bakmayı öğrendim. Ege bölgesinin en büyük hastanesi olan kurumumda il dışından en çok sevk alan hekim oldum. Geçtiğimiz yıl ülkemizden iki kişinin derece ile aldığı Avrupa El Cerrahisi diploması sahiplerinden birisi bendim. Son olarak 2019 yılında İzmir ili adına Sayın Sağlık Bakanımızdan yılın doktoru ödülü alırken, aslında katlandığım zorlukların kısmen meyvesini aldığımı düşünüyorum Bir çok el cerrahı benzer yolları geçmişti ve benden daha zor koşullarda bir çok el cerrahı hala nöbet listesi yada mesai saati düşünmeksizin sabahlara kadar mikroskop başında saçlarını ağartıyor biliyorum.

En zor olanı en sonra sakladım. En uzun gecede, en zor vaka benim için kendi “babam”dı. Bulunduğu ilde el cerrahı olmadığı için 7 saatlik yolculuktan sonra İzmir’e gelen babamın iş kazası sonucu dolaşımı olmayan subtotal ampute parmağı ile yine her nöbette olduğu gibi tek başıma kaldığım gün anladım el cerrahisinin kıymetini. Tutan bir parmağa hiç o kadar sevinmemiştim. Tüm zorluklara değdiği, çok yorulduğum, hep kendime kızdığım ama engel olamadığım bir yaşam tarzı haline geldi el cerrahisi. El Cerrahisi yan dal uzmanı ana dal ve hastane için büyük bir kazançtır, avantajdır. Hem asistan eğitiminde, hem de komplike hasta tedavisinde büyük bir yardım elidir. Her türlü defekt, damar-sinir hasarı, geçmeyen enfeksiyon, konjenital yada edinsel deformiteler, kaynamamalar gibi bir çok sorunda el cerrahı hayat kurtarıcı olabilir. Komplikasyonları çözer, zor sorunları aşabilir. Yeter ki yan dal uzmanını küstürmeden ana dal ile barış içinde çalışabileceği ortam kurulabilsin. El Cerrahisi uzmanı varsa ana dal içerisinde kas iskelet sistemi tümörleri sonrası rekonstrüksiyondan korkmazsınız. Kalça protezi yaparken hasarlanan siyatik sinirden yada radyal arazı olan açık humerus kırığından daha az korkarsınız. Yoksa var olan el cerrahları kamudan yavaş yavaş çekilecek, yenilerinin de gelmesi giderek azalacaktır.

El Cerrahisi sevgisinin hiç bitmediği yarınlara…

Op. Dr. Ahmet Savran

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı

El Cerrahisi Yan dal Uzmanı

İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi

a_savran@hotmail.com

 

Kaynaklar:

1- Sağlıkla İlgili Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun. Kanun No. 7151 Kabul Tarihi: 15/11/2018
http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2018/12/20181205-8.ht

2- Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği
http://www.mevzuat.gov.tr/Metin.Aspx?MevzuatKod=3.5.85319&MevzuatIliski=0&sourceXmlSearch=yataklı%20tedav


3-- TUKMOS Plastik Cerrahi ve Ortopedi Çekirdek Eğitim Müfredatları 
https://dosyamerkez.saglik.gov.tr/Eklenti/14556,plastikrekonstruktifveestetikcerrahimufredatv22pdf.pdf?0
https://dosyamerkez.saglik.gov.tr/Eklenti/14544,ortopedivetravmatolojimufredatv21pdf.pdf?0


4- TUK Kararı: Yandal Görev ve Yetkileri
https://dosyamerkez.saglik.gov.tr/Eklenti/28869,tuk-karar-1175----anadal---yandal---420-ve-1175--ile-degisik-321pdf.pdf?0


5- Özel Hastaneler Yönetmeliği
http://www.mevzuat.gov.tr/Metin.Aspx?MevzuatKod=7.5.4854&MevzuatIliski=0&sourceXmlSearch=özel%20hastane

 

ÜYE GİRİŞİ



Google Analytics Kodunu buraya koyun